Bu salağın bile bana "boşanmış kadın" gözüyle baktığına emindim. Bütün erkekler böyleydi. Bir kadın evlenip boşanmışsa mutlaka "erkek" arıyordur, mutlaka "erkek" ihtiyacı içindedir!
Bu salağın bile bana "boşanmış kadın" gözüyle baktığına emindim. Bütün erkekler böyleydi. Bir kadın evlenip boşanmışsa mutlaka "erkek" arıyordur, mutlaka "erkek" ihtiyacı içindedir!
Fotoğraf Ağacı serisinin ilk kitabı.
Kitabın ismini ilk gördüğümde içeriğini çokça merak etmiştim, arka kapak yazısını okuyunca dedim ki bu kitabı okumalıyım.
"İdareli kullanmak gerek hayatı , zira çabuk tükeniyor. Kimselere bel bağlamalı zira yüzüstü bırakılıyor insan. Sırlar insanın en yalın hâlidir, zira kimseyle paylaşmamalı insan. "
İlkokuldan itibaren birlikte yol alan , ortaokulu ve liseyi de birlikte okuyan dört arkadaşın oldukça düşündüren hikâyesi Fotoğraf Ağacı.
Okul bittikten sonra bile ayrılmayan ; her ayın ilk salı günü gece 23.00'de buluşup hem sohbet edip hem de bir aylık süreçte yaşadıklarını paylaşıp, birbirlerinin dertlerine ortak olan Enver , Emirhan, Yavuz Selim ve Mehmet Akif ...
Mehmet Akif şehit olup aralarından ayrıldıktan sonra geriye kalan bu üç can dost bu buluşmaları devam ettirirler. Ve masalarında hep bir dördüncü servis vardır ve bilirler ki Mehmet Akif o an orada onlarladır.
Ta ki o güne kadar...
Ağustos ayının ilk salı gününe kadar ...
Enver ve Yavuz Selim buluşma yeri Sena Pastanesine ulaştıklarında gördükleri manzara ve aldıkları haber karşısında şaşkına dönerler . Ne yapacaklarını bilmez bir şekilde sabahlayan iki arkadaşı bundan sonrasında zorlu bir dönem beklemektedir .
Emirhan'ın bıraktığı emanet...
Sırlar ..
Bilmece gibi çözülmesi gerekenler ...
Her öğrendikleri ile kafaları daha da karışan bu iki genç adamı nasıl bir yolculuk bekliyor dersiniz ?
Mehmet Akif
Emirhan
Can dostları hiç mi tanımamışlardı onları ...
"Sustuğum zamanlardan geçtim. Merak edip durdular ne düşünürüm , neden dile getirmem diye. Sustuklarımı konuştukça sonbahar ağaçlarının sararan yaprakları misali dallarımdan kopup savruldular. Ne susmayı becerebildim ne de konuşmayı. Neler yaşadığımı merak ediyorsun herkes gibi. Nasıl anlatayım sana ateşin