Müslümandır, namazında,orucundadır, hakkımızı yemez diyorduk ama, biz onun hatrını saydikça o, bizim tepemize bindi. Eh, artık çocuk değiliz, yemiyoruz bu numaraları, değil mi ya.?.
"Haydi, bu akşama kadar şunu bize tercüme et! Dedi. "Çalışırım, ama iki yüz liranizi alırım."
Bu çeşit yazıların en kabadayısını bana haydi haydi beş liraya çevirtmeye alışmış olan bir doktor, şaka mı ediyorum diye yüzüme baktı. Ciddi olduğumu anlayınca:
"Budala mısın be!" dedi.
Hemen mecmuayi elimden aldılar, başlarını Bir araya toplayıp yazıyı söktürmeye çalıştılar. Üçer beşer aylık seyahatleri sırasında öğrendikleri Almanca ile bu yazıyı anlayamadilarsa da, mahiyeti hakkında bir fikir edinmiş ve ehemmiyetine hükmetmiş olacaklar ki, içlerinden biri bana dönüp: