Eğer bir ülkede birtakım işler iyi yapılmıyorsa, bazı kişilerin hakkı verilmiyorsa bu demektir ki o bozuk işleri Allah'a inanmayan kimseler yapıyor. Bu vargımızı daha da ileriye götürebiliriz. Yani bir ülkede birtakım makamları, bunlar ister meslekî örgütlerdeki makamlar olsun, ister siyasi örgütlerdeki makamlar olsun, birtakım makamları ehil olmayan insanlar işgal ediyorsa, burada cehennem korkusu taşıması gerekenler hem o makamların üstündekiler, hem o makamları dolduran kimseler, hem de o makamın altında kalanlardır. Yani, ehil olmayan bir insanın emrinde çalışmak felaket, bir makamı o makama lâyık olmayan bir insanın işgal etmesi felaket, ehil olmayan bir insanı oraya tayin etmek veya seçmek bir başka felaket! Dolayısıyla bunu ister bir eşyanın imali için, ister o eşyanın ticaret konusu edilmesi için, ister birtakım idari emirlerin, ister birtakım adli kararların verilmesi için hesaba katalım. Hepsinde "ehliyet"in olup olmadığını sorgulamamız şart. Bir bakıma, Müslüman bir tolum demek, insanların sorumluluk, adalet, haysiyet ve diğerkâmlık konusunda billurlaşmış şahsiyetler olmaları halinde huzur bulunabilecek bir toplum demektir.