Senin bin tane lokman, bin tane hırkan olacak, sen bu lokmaları ve hırkaları üreten kişi olacaksın. Dünya o konuda senin eline bakıyor olacak ama sen kendin bir lokma ile bir hırka ile yetineceksin. İşte o zaman bu takdir edilecek, takvaya uygun bir hareket olur. Yoksa bu sözü "Çalışma, tembellik et, yan gel, yat." Şeklinde anlamak miskinliktir. Takva değil, acizlik, yetersizliktir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gökler başımızın üstünde, dağlar gözümüzün önünde, yolların üzerinde yürüyoruz. Bunlardaki işaretleri görmeyip daha büyük, bize özel bir mucize olmasını, özel bir mesaj gelmesini bekliyoruz. Hâlbuki mucizeler en sıradan zannedilen olayların içindedir. Her gün bir sanat eserinin, bir mucizenin içinde yaşıyoruz. Kendimiz bizzat mucizeyiz. Bizim varoluşumuz bir mucize, hayatımızın devam etmesi bir mucize, göğün korunmuş bir tavan olması mucize.
" Hakikati gür bir sesle haykırırsanız, kalbinde hakikat sevgisi olan üç beş kişi de olsa sizi duyar. Fakat hakikati mırın kırın ederek dile getirirseniz sizi hiç kimse duyamaz."
Seyyid Kutub
"Bize sabaha kadar horul horul uyuyan adam değil, 'Ne olacak bu gidişin sonu?' diye uykusu kaçıp, başını ellerinin arasına alarak sabaha kadar düşünen adam lazım."
Necip Fazıl