Mümin, işini Rabbimizin istediği şekilde yaptığında, dünyadaki netice ne olursa olsun kazanır. Mümine düşen süreci doğru götürmek, nihai hedeften sapmamaktır. İşlerin dünyada nasıl sonuçlanacağını biz bilemeyiz, buna biz karar veremeyiz, bu bizim elimizde değildir.
İşlemiş olduğumuz günahlar değişmez. Yapıldı bitti. Bizden çıktı, Yüce Allah'ın ilminde değişmez olarak kaydedildi. Lakin şu var ki Rabbimiz eşsiz kudretiyle o hataların neticelerini bizden silebilir. Zira sonuçları meydana getiren sebeplerin de yaratanı, her şeyin başında takdir yetkisini elinde tutan O'dur.
Biz Rabbimizden dilediğimiz hiçbir şeyi hak ettiğimiz kazanımlar olarak görmeyiz. Dualarımız gerçekleşirse istihakakımız olduklarından değil, Rabbimizin lütuf ve ihsanı olduklarındandır.
Mü’minler içinde öyle yiğitler var ki, Allah’a verdikleri söze dâimâ bağlı kalmışlardır. Onlardan kimi sözünün gereğini yerine getirip O’nun yolunda can vermiş, kimi de sırasını beklemektedir. Onlar, verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.
Ahzâb/23
Şüphesiz biz emâneti göklere, yere ve dağlara arz ettik de onlar onu yüklenmekten çekindiler ve onun sorumluluğunu yerine getirememekten korktular. Ne var ki, onu insan yüklendi. Bunca kabiliyet ve nimetlerle donatıldığı halde yüklendiği emânetin hakkını veremeyen insan ne kadar zâlim, ne kadar câhildir.
Ahzâb/72