Bir başına bir devrim Edna. Ama yeterince anlamayan, anlaşılamayan. Anlaşılma beklentisi dahi olmayan. Kendi içsel dünyasından sızan zayıf ışığın peşine düşerken dünyasını yeniden şekillendirse de bu yeterli olmaz. Toplumla arasında bağ kurup iç dünyasına rehberlik edecek bir dal bulamamak onu kaçınılmaz sona götürdü. Bazı ruhlar bu dünyada sıkışıp kalırlar, Edna onlardan biriydi.
Bundan yıllar önce Thames Nehri'nin kıyısında dolaşırken bilseydim yüzmeyi yaşama bir şans tanırdım, demiştim. Edna'nın yüzmeyi öğrendikten sonra uyanışı, yüzmeyle keşfettiği özgürlüğü, kendine yaşama şansını vermesi beni o günkü düşüncelerime götürdü. Ve sanırım yazarın dediği gibi toplumdan, gelenekten, kendinden özgürleşmek için kanatları sağlam, güçlü bir kuş değilseniz hikaye hüsran ve acıyla son buluyor.