"Gökkuşağından bir parça kopar sofraya, en göz alıcı, en parlak rengi seç bizim için, mavi olsun mesela, saçlarının kahvesinden ekle ömrüme kırk yıl hatırımız olsun mesela. Zamanı durdur..."
Savunma Nükleer Ajansı Hava Kuvvetlerinden iki görev arkadaşı, Roberto Diaz ve Gordon Gray, Bakteriyolog Dr. Hero Martins önderliğinde sürekli üreyen ve güçlü olan bir mantarı araştırmak için yola çıkarlar. Ulaştıkları kasabadaki tuhaflık, insanların feci ölümünün eski bir tankın üzerinde buldukları ölümcül mantarın sayesinde olduklarını öğrenirler.
Avusturalya da Aborjinlerin 1960 yılında Mavi Şimşek füze denemeleriyle ata topraklarından sürülmesi, 1979 yılında Hint Okyanusuna düşen skylab, yaklaşık 1100 türü olan ve her yerde yaşayabilen mikro hayvan olarak adlandırılan tardiraj... Ve daha bir çok araştırma...
Sadece belirli bir soğukluk derecesinin bu mantarın bulaşıcılığını ortadan kaldırabileceğini anladıklarında Roberto ve Gordon'un cesaretiyle Dr. Hero Martins' in aldığı örnek soğuk bir depoya saklanır. Aradan uzun yıllar geçmiştir. Depo çalışanlarından Teacake (Travis) ve Naomi bir uyarı sesi keşfedene kadar herşey yolundadır. Bu iki depo sorumlusuyla sizi gerilime ve aksiyona geçirecek olan #sogukdepo kitabı sanki benim için harika bir şekilde vizyona aktarılmış bir bilim kurgu filmi gibiydi. Heyecanla okudum. Okurken izledim diyebilirim.
Fazla spoiler vermeden. Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.