Hayattaki sıkıntıların varlığını yaşadığı koşullar nedeniyle fark edemeyen bir adamın kendine yabancılaşması ve çoğu insan için basit ve yaşanabilir bir olay sonrası kendini tekrar bulmasını anlatıyor. Karakterin kendince 'aydınlanma' olarak gördüğü ve tekrar hissedebilmesini sağlayan o gece aslında çoğumuzun gün içinde sıklıkla başına gelebilecek olaylar silsilesiydi bence. Bazen büyük değişiklikler yapmak için küçük ayrıntıları yakalamak ve vicdanımızın sesini dinleyebilmek kendimiz olabilmemiz için ilk adım. Bir sabah uyandığımızda bizi bambaşka birine çevirebileceğimiz olağanüstü bir gece yaşayabiliriz. Belki bu gece belki başka bir gece. Stefan Zweig'tan okuduğum ikinci kitap ve yine sanki zamanın bir bölümüne bizi gökten bırakıveriyor. Biz de karakteri bir hayalet gibi rahatsız etmeden olaylara şahit oluyoruz. Dil ve anlatımı çok güzel. Ama ilk okuduğum Zweig kitabı Amok Koşucusu'nu daha çok beğenmiştim.