“Niçin” ve “Nasıl”: İki farklı dünya. Biri Doğunun sorusudur, diğeri Batının. Biri Batının doğayı temellük ederek emperyal bir medeniyet kurmasının anahtarıdır. Öze dokunmaz, kabukla uğraşır. Mesela “niçin”de yürek; duyguların asıl yeri, varolduğu yer iken, “nasıl”da yürek; bazı sinir düğümlerinin denetlendiği özel bir kas türüdür. Zira “nasıl”, “âlem ve insan niçin vardır?” sorusuna odaklanmaz. Bilakis “nasıl var olmuştur?” “Ondan nasıl faydalanabiliriz?” sorularına odaklanır. Pozitivizme dayalı Batı bilimselliğinin temelidir. Açıklayıcıdır. “Niçin” sorusu daha farklı bir yerden bakar dünyaya. Hikmet ve irfan içerir. Gözlenen dünyanın ötesine, bilim ve deneyin ulaşamadığı en gizli kaynağa yönelir. Bilgelik arayışıdır. Anlayıcıdır. “İnsan niçin vardır?” ya da “Niçin yaratılmıştır?” sorusu önemlidir.