Tu der sühan şodî ve lezzet ez şeker gom şod
Yu leb geşudî ve sîrabî ez güher gom şod
( Sen konustugun zaman sekerim lezzeti azaldı. Sen ağzını açtığında cevherin özü kayboldu. )
Çâkha kez dest-i ışkeş der- giriban-ı men -est.
Her taraf râh-est kez cânâb sû-yi cân-ı men est.
( Sinemdeki yaralar hep onun aşkının elindendir. Var olan her yol, canandan canıma gelir. )
Ayin ve mim ve dal kim çeşm ü dehan ü zülfüdür.
Dil havass-i aşka by üç harfle eyler amel
( Ayın mim ve dal, sevgilinin gözü ve ağzı ve zülfüdür. Gönül bu üç harfle aşk büyüsü yapar. )
Şairlik ipekçiliğe benzemez. Pek zorunlu ince bir iştir. Şöyle dersin lafın kafiyesi bozulur. Böyle edersin söz terazisinden düşer. Sağa kaçarsın olmaz . Sola gidersin uymaz. Elmas işleyen bir kuyumcu dikkatiyle her bir lafı tartarak, kantarlayarak tastamam yerine çivi gibi mıhlamalı.