Bütün kitaplarını odaya taşımıştın.
Biriktirdiğin küçük küçük paralarla yıllar boyu bi4 bir eve taşıdığın bunca kitabı nasıl ayıracaksın? Neyin, niçin yasak sayıldığı belli değil
Önce yazarlarına göre ayırmayı deniyorsun. Hiç birine kıyamıyorsun. Kitap adlarına göre ayırmak daha güç. Oysa geç kalmamalısın. Her an gelebilirler. Belki geç bile kaldın. Çok daha önceden düşünmeliydin. Öyle bir yol ayrımındasın ki ne yapmak gerektiğini kestiremiyorsun. Kitapları kaldırıp yine olduğu gibi yerlerine koymak geçiyor içinden. Gelsinler. Ne yapacaklarsa yapsınlar. Böyle olsun diyorsun ama yine de için elvermiyor. Öyleyse vakit geçirmeden hızla ayıklamalısın.
En iyisi yakmak istemesen de...
İlkokul çocuklarının sesleri, yoğurt satan bir gurbetçinin sesi; insan sesleri. Sanki başka güzel dünyaların güzel sesleri. Bu çirkinliklerin yanı başında bu güzelliklerin ne işi var ? Yan yana, iç içe iki ayrı dünya. Hangisi gerçek olan ? Ikisi de belki. Dünyanın iki ayrı yüzü belki. Bir yanı ışıklı, bir yanı karanlıklar içinde. Bir yüzünde güneşli aydınlıklar, bu yüzünde karanlıklar, geceler. Sen gecenin içindesin, karanlıklara boğulmuşsun. Bir gün o aydınlıklara çıkabilecek misin? Geceleri gündüzlere çevirmek çok mu uzak bir umut?
....
"Al kurula başını. Hasta olursun."
Aldın havluyu. İçın dostlukla, kardeşlikle kabarıverdi. Hazırsındır insanları sevmeye. Hep birilerine güvenmek, birilerine yakınlaşmak, bir şeyler vermek isteğiyle dolusundur. Güzel bir görüntüyü, güzel bir ezgiyi, güzel bir şiiri, bütün güzellikleri bölüşecek, paylaşacak birileri olsun istemişsindir. Senin yapında vardır by sevecenlik. Yakınlasmalarının çoğu yıkımlarla bitmiş olsa da böylesindir.
1.Şiirimiz karadır abiler
Kendi kendine çalan bir davul zurna
Sesini duyunca kendi kendine güreşmeye başlayan Taşınır mal helalarında kara kamunun
Şeye dar pantolonlu kostak delikanlıların şiiridir Aşk örgütlenmektir bir düşünün abiler
2.Şiirimiz her işi yapar abiler Valde Atik'te Eski Şair Çıkmazı'nda oturur
Saçları bir sözle örülür bir sözle çözülür
Kötü caddeye düşmüş bir tazenin yakın mezarlıkta Saatlerini çıkarmış yedi dala gerilmesinin şiiridir Dirim kısa ölüm uzundur cehennette herhal abiler
3.Şiirimiz gül kurutur abiler Dönüşmeye başlamış Beşiktaşlı kuşçu bir babanın
Taşınmaz kum taşır mavnalarla Karabiga'ya kaçan Gamze şeyli pek hoş benli son oğlunu
Suriye hamamında sabuna boğmasının şiiridir Oğullar oğulluktan sessizce çekilmesini bilmelidir abiler
4.Şiirimiz erkek emzirir abiler
İlerde kim bilir göz okullarına gitmek ister Yanık karamelalar satar aşağısı kesik kör bir çocuğun
Kinleri henüz tüfek biçimini bulamamış olmakla Tabanlarına tükürerek atış yapmasının şiiridir Böylesi haftalık resimler görür ve bacaklanır abiler
5.Şiirimiz mor külhanidir abiler
Topağacından aparthanlarda odası bulunamaz Yarısı silinmiş bir ejderhanın düzüşüm üzre eylemde
Kiralık bir kentin giriş kapılarına kara kireçle Şairlerin ümüğüne çökerken işaretlenmesinin şiiridir.
Ayıptır söylemesi vakitsiz Üsküdarlıyız abiler 6.Şiirimiz kentten içeridir abiler
Takvimler değiştirilirken bir gün yitirilir
Bir kent ölümünün denizine kayar dragomanlarıyla Düzayak çivit badanalı bir kent nasıl kurulur abiler?