Hiç kimse çocuğuna anadilini ögretmez, çocuk kendisi öğrenir. Çevresinde kişiler nasıl konuşuyorsa doğrusu, yanlışıyla, şivesiyle çocuk bu dili aynen öğrenir. Türkçe konuşulan bir ortamda çocuk Türkçe konuşmayı, Fransızca konuşulan bir ortamda Fransızca konuşmayı öğrenir. O nedenle benim ama babalara söylediğim temel ilke şudur: Çocuğunuzun olmasını istediğiniz gibi bir insan olun gerisini zamana bırakın.
Kör çocuğun ya da başka bir özürlü çocuğun "oyunsuz bir çocukluk "yaşaması ne yapıp edip önlenmelidir. Oyun başka cocuklara ne getiriyorsa, özürlü çocuğa da aynı şeyleri getirecektir.
Düşündüm: Bir insanın var olabilmesi için onun yaşamına tanıklık yapan birilerinin olması gerekir. Var olabilmek için cocuklar gördüklerini hep çevresindeki anne ve babasıyla paylaşmak ister;"Anne bak! ","Baba bak! "der dururlar. Anne ve baba onların gördüğünü görüp tanıklık yapar, "Ha evet, kedi var, değil mi!","Aa,dala kuş konmuş, değil mi? "derlerse, çocuklar mutludur. Yaşamınızın tanığı yoksa, bedenen var olursunuz ama ruhen olamazsınız.
Sayfa 20 - Remzi kitabevi 11. basım Şubat 2015·Kitabı okuyor