"(...) 'Asıl suçun zenginliği korumak. Zenginliğin bekçiliği,' dedim. 'Zenginlik bu gezegenin üstündeki en tehlikeli hastalık, mutlaka yok edilmeli.'"
--- Bu inceleme spoiler içermektedir. ---
Kusma Kulübü, anti-kapitalist anarşist gencin ıslak rüyası niteliğinde bir romandır. Ana karakter Umut oyunculuk kariyerinde başarısız ve hayatını depresif, vazgeçmiş bir biçimde sürdüren ama çok yakışıklı ve karizmatik olarak betimlenen bir adamdır. Kendini, haksız kazançlarla zengin olmuş insanları üstlerine kusarak cezalandıran ve "Hayalet" isimli, gizemli bir adamın izini süren bir ekibin içinde bulur. Kitabın gidişatı süresince kendini vicdanını terk etmeye zorlar, artık vicdansız olduğuna inanır ve sonunda vicdanına tekrar kavuşur. "Göğsüme, V'den bana miras kalan, artık korkmadığım vicdanıma dokundum. Önünde eğilebileceğim, uğruna adaklar sunabileceğim insancıl bir efendinin kulu olmuştum. Vicdanımı tutkularımın Tanrı'sı kılıp, 'Kusacağım,' dedim. 'Yapmak istediğim bu.'"
Bu romanın en iyi özelliği okuru tamamen içine çeken, okumayı bitirene kadar paçalarından çekiştiren, bitirince de uzun bir süre aklında dolanmasına neden olan ağır, karanlık atmosferidir. Okur sanki kendisi "(...) en az üç kez dölyatağından -cansız bir cenin gibi- düşürmüş bu kentte" yaşıyormuş gibi hissediyor, Umut'un midesi bulandığında onun da bulanıyor ve açlıktan ölmüş bebeklerin ardından birlikte haykırıyorlar. Eser, başka edebi eserler ve kutsal kitaplara da sık sık göndermelerde bulunuyor. Romandaki karakterlerin her birinin ilginç ve renkli karakterler olması hepsinin ana karakterimiz ile ilişkileri ve etkileşimlerinin de renkli ve ilgi çekici olmasını sağlıyor.
Fakat bu renkliliğin bedeli gerçekçilikten yemesidir. Karakterlerin çoğu gerçek hayatta karşılaşılması olası olmayan tiplerden