Bilal

İçine atmak acıtır ancak görmezden gelmek daha da fazla acıtır.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Şehvet artığı değildir bu aşkın karşılığı.
Söyle! Bu sevda, bin acıyla bir Sırat’tan geçebilir mi ey yâr? Yürek yaramı kanatan da sensin, tuz basan da. Bu aş­kın benden alacağı kalmadı. Ne varsa umuttan, unutuluş­tan yana al senin olsun!
Ah sen, benim yarımlarımda tamamlanamayan, yabancı ruhların girdabına savrulan ten. Ne vakitler var ki yokluğu­nun zehri bal olur damağıma. Ve öyle vakitler var ki gidişinin kuru ayazında üşür kalırım.
Ben nereden bilebilirdim ey can, söyle nasıl bilebilirim sevgisizliğin insanı celladına doğru götürdüğünü. Meğerse sevgisiz her kadının kaderiymiş şıpsevdi bir erkeğin kuca­ğına düşmek.