Eğer benim kitabım düz bir seyir izleyemiyorsa bunun nedeni bilmediğim bir bölgede kaybolmuş olmamdır; haritam yok. Bazen buraya yazdığım herhangi bir şeyin doğru olup olmadığını merak ediyorum.
Mutsuzluk duygusunu aktarmak mutluluk duygusunu aktarmaktan çok daha kolaydır. Mutsuzken kendi varlığımızın farkında görünürüz, korkunç bir benlikçilik şeklinde olsa bile: Benim bu acım kişiseldir, bu gerilen sinid bana aittir, başkasına değil. Ama mutluluk bizi mahveder, kimliğimizi kaybederiz.
O biliyordu ki aşk ufak çapta kısa bir sarhoşluktu, insan da bu sarhoşluktan biraz üzgün ayılıyordu. Keşke bunların hepsini bilmeseydi, keşke insanın haz içinde eriyip gideceği aşklar olsaydı.
"Biliyor ki hiçbir ruh başka bir ruhun içine sızamaz, bundan dolayı da acı duyuyor. Düşünürken kendini yalnız buluyor, yazarken yalnız. İnsan ne yaparsa yapsın, yeryüzünde yalnızdır. Bunu demek istiyor. Hakkı da var. İnsan daima kendini anlatır ama, hiçbir zaman anlaşılmaz."