Ne yaparsa yapsın, lotus çiçeği olamıyordu o. Çamurun üstünde zarafetle açamıyor, o karanlık düşünceleri köklerinde taşımadan büyüyemiyordu. İçinde birikmiş kirle, kinle besleniyordu. Korkunç düşünceler ve keskin bir öfke vardı yalnızca içinde. Haru yoktu artık, Himura ise hala buradaydı. Dünya berbat bir yerdi ve son derece adaletsizdi.
Ama Kurara'ya bu soruların her birini gerçekten düşündüğünde, aslında hiçbirinin umurunda olmadığını fark etti. Haru'nun olmadığı bir gelecek düşünemiyordu ve bu yüzden de gelecek artık onun için hiçbir anlam taşımıyordu.