“..Ama elinde gümüş kupa tutan bir okul müdürüne ya da kolunun altında ölçü çubuğuyla bir profesöre saygıdan dolayı hayalinizin başından bir tel saç, renginden bir ton feda etmek, en iğrenç ihanettir,
bununla kıyaslandığında, servetin ve iffetin feda edilmesi- ki bir zamanlar insanın başına gelebilecek en büyük felaket denirdi buna- pire ısırığı kadar kalır.”
“Kadınlar erkekler gibi yazsalardı ya da erkekler gibi yaşasalardı, onlar gibi görünselerdi çok yazık olurdu,
dünyanın ne kadar geniş ve çeşitli olduğunu düşünürsek, iki cins bile pek yetersiz kaldığına göre sadece tek bir cinsle nasıl idare edebilirdik?
Eğitim, benzerlikleri değil de farklılıkları meydana çıkarıp güçlendirmemeli mi?”
"Neden birine azıcık saygı duysanız o kişi önce kendi saygınlığını baltalamakla işe başlar.
Neden birine umut deseniz, gelip ilk önce sizin kalbinizde çırpınan serçeyi vurur.
Neden ırmaklar çöle değil de denize akar.
Neden yıldırımlar gelip de uysal ağaçları bulur. Neden!"
|AyşegülGenç