Uzun süredir kalbimle değil kafamla yaşıyorum zaten. Kendi tutkularımı ve davranışlarımı dikkatle inceliyorum, ilgiyle ama hep dışarıda kalarak. Benliğimde iki kişi barınıyor: Bunlardan biri, kelimenin tam anlamıyla yaşıyor, öbürü ise onu yargılıyor..
Kadınlar! Kadınlar! Kim anlar onları ki? Gülüşleri bakışlarıyla çelişir, sözleri umut verir, kandırır, öte yandan sesleri uzaklaştırır bizi. Bir an bakarsın, en gizli sırrımızı sezmişlerdir, bir an geçmez en belirgin ipuçlarından bir şeyler çıkaramazlar.
Biliyorum, yakında ayrılacağız- belki de bir daha karşılaşmamacasına; ikimiz de ayrı yollardan mezara gideceğiz. Ama onun anısı, bozulmadan kalacak yüreğimde. Bunu kendisine hep söyledim; o da inandı ama inanmamış göründü.