Yüzlerimiz... Öyle değişken ki, yani birinin suratına bakınca benim gördüğüm hikâye ve bir başkasının gördüğü bir değil. Belki de en çok da bununla sınanıyoruz, aynı yüz, farklı temsil, farklı hikâye, kimine düşman, kimine dost, kimine sevgili...
Ezelden yalnız bir kalbe odaklanmaz gözler. Çünkü o şekilde bakmak, pek imkansızdır. Belki de pek çok azı anlamıştır bunda yaptığı hataları, aslında yazılacak onca yazı varken, bazıları için her an insan sadece bir duraktır. Tek yazılır. İki kişilik hikâyelerse pek çoktur aslında. Başından saf duygularla yazılmış hiçbir ama sonu kötü bitmiş bir şey, asla koca bir ömür demek olmuyor ama 'biri' olup çıkıyor...
Hiç bir korkuya başka bir korkunun kıyafetini giydirdiğiniz oldu mu? Bazen adını koymadığın korkuların, sebepsiz başka endişerle gün yüzüne çıkmayacağını düşünürüz belki de ya da sadece biraz arkamıza yaslanmalı ve susmalıyız... Bir süre...