Bloom

Yetişkin oğluma Sürekli meşguldüm o kadar sene, Seninle doyasıya oynayamadım. Sen beni çagırdın gel oyna diye, Ben bir türlü zaman ayıramadım. Giydirdim, doyurdum, seni kolladım, Sadece bunları yeterli sandım, Bana oyuncağını getirdiğinde, Ben seni çoğu kez, başımdam savdım. Yatağa yatırır seni okşardım, Sen uyur uyumaz hemen çıkardım. Şimdi o günleri çok özlüyorum, Keşke bir dakika fazla kalsaydım. Hayat ne kadar kısa, yıllar ne çabuk. Ne zaman büyüdü bu küçük çocuk, Ona dokunmak için uzandıgımda Ellerim boş kalır, yüreğim buruk. Artık ne resimler, ne de oyunlar, Ne "iyi geceler", ne sarılmalar, Hepsi çok geride, ulaşmak zor, Yaşanmadı sanki o güzel yıllar. Artık hiç işim yok, yapayalnızım. Günlerim çok uzun, üstelik bomboş Keşke isteklerini bir bir yapsaydım
Sayfa 91·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İletişim durumlarında, karşıdakinin gösterdiği sosyal dış dünyayı görürüz; gösterilen o yüz'ü mesaj olarak alırız. Ama, gösterilen o sosyal yüz 'ün arkasında, gerçekte bir öznel iç dünya vardır ve mesajın gerçek anlamı bu iç dünyada oluşur. Göster­diğimiz yüzler, içinde bulunduğumuz 'sosyal ortama münasip' yüzlerdir. Aksi halde o ortamda bulunan kişiler bize, 'münase­betsiz biri' olarak bakarlar. Münasebetsiz biri olarak görülme­mek için iç dünyamızdaki mesajları , içinde bulunduğumuz sos­yal ortama uygun/münasip hale getirir ve öyle iletişim kurarız.
Sayfa 67·Kitabı okudu
Yaşamın Yankısı hikayesi....
İnsanların yaşamı tesadüfler sonucu oluşmaz; insanların yaşamı onların davranışlarının yansımasından başka birşey değildir. "Yazarı belli değil "
Sayfa 39·Kitabı okudu