Dostluk duygusu, genellikle her iki bireyin birbirini tamamlayan -ve meydana getirilecek ilerideki varlık bakımından dikkate alınmalarıyla cinsel sevginin doğuşuna yol açan- fiziksel, ahlaki ve entelektüel özelliklerinin, bireylerin birbirleriyle kurdukları ilişkilerde de birbirine zıt mizaç özellikleri ve zihinsel avantajlar olarak
tamamlayıcı bağlar kurmalarından, böylelikle de her iki zihnin/ruhun ahengini sağlamalarından kaynaklanır.
....... bir evlilik yapıldığında, ya bireyin ya da türün çıkarlarının bundan zarar görmesi gerekmektedir. Çoğunlukla da durum budur; çünkü bireysel rahatlık ile tutkulu aşkın yan yana yol alması en ender görülür, şansa kalmış durumlardandır.
Anlayacağınız, böylece kesin olan, sonraki kuşağın ortaya koyulmasından başka bir şey değildir.
Bizler sahneden indikten sonra oraya çıkacak olan dramatis personae (sahne oyununun kişileri), bu hafifmeşrep, havai aşk oyunlarında varlıkları ve yapısal nitelikleri bakımından belirlenebilir.
Bunca gürültü patırtı niye? Niye (bunca) itiş kakış, tepinme, korku, endişe ve dert? Sonuçta amaç, sadece her bir Mecnun'un kendi Leyla'sını bulması değil midir?