Olduğumu sandığım ikinci Ben kendimi tanımama bir izin verse, öz varlığımın karşıtların uzlaşması, ikilik-Ötesi tam ve bölünmez gerçegin tümüyle özümlenip yaşanması olduğunu anlardım.
Hiç kimsenin bir yerlere gitmesi gerekmez. Çünkü hepimiz varmak istediğimiz yerdeyiz. Eğer öz varlığımın bilincine varabilseydim, kendime yakıştırdığım kişiliğin gereklerine göre davranmayı bir yana bırakır ve böylece öz varlığımı bulurdum.
Birisinden en aşağılık, en katlanılmaz, en menfur ve en anlaşamayacağı kişilik tipini tarif etmesini isteyin, size kendi bastırılmış özelliklerinin tanımlamasını yapacaktır. Tamamen bilinçdışı olan bu durumun yarattığı etkiyle öteki kişide her karşılaştığı yer ve zamanda acı çekecektir. Bu niteliklerin onun açısından bu denli kabul edilemez olmalarının sebebi, kendisine ait olan bastırılmış tarafları temsil etmeleridir; yalnızca kendimizde kabul edemediğimiz şeyleri başkasında katlanılmaz buluruz. Bizi çok fazla rahatsız etmeyen, nispeten kolay affedebildiğimiz olumsuz nitelikler muhtemelen gölgemizle alakalı değildir.