D: Peki ya Güney Amerika’daki piramitler? Onlar da Mısır’dakilerle aynı yöntemle mi inşa edilmişti?
P: O piramitler de yıkım zamanı Atlantis’ten göç eden insanlarla aynı soydan gelen insanların ürünü. Onları inşa etmek için kullanılan yöntem bire bir aynıydı, çünkü Atlantis’te herkesçe bilinen yöntemoydu. Bu tapınaklar ibadet için kullanılıyordu. Doğuda ve batıdaki bu piramitler inşa edilene kadar orijinal Atlantis deneyiminin üzerinden çok ama çok uzun yıllar geçmişti ve fikirler de farklı yönlere doğru evrim geçirmişti.
D: Ama prensip aynıydı. Peki ya Meksika’daki piramitler? Onlar da mı havaya yükseltme yöntemiyle inşa edilmişti?
P: Bu sanat giderek yok oldu ve pek çok uygarlık bu inşa tekniğini daha
geleneksel yöntemlerle taklit etme yoluna gitti. Şu anda bu bilgiyi arıyoruz ve görünen o ki bu piramitler köprü inşa tekniği ve fiziksel işçilik gibi geleneksel yöntemlerle inşa edilmiş.
D: Bunun nedeni o dönemde bu bilginin kaybolmuş olması mı?
P: Bunun nedeni o neslin bu bilgiyi hiç edinmemiş olması ve duydukları ya da gördükleri o yapıları taklit etmek istemesi. Atlantis kıtasında piramitler vardı. Ancak onlar şu anda su altında. Afetin ardından bu piramitlerin bir kez daha yükselmesi kaderlerinde var. Bu piramitlerde depolanan bilgi, Dünya’nın şu anda entegre etmeye çalıştığı yeni farkındalık, kurucu nesil için açığa çıkacak. Bu bilgi o dönemki evriminde insanoğluna yardımcı olacak.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
D: Tohumlama konusuna inanıyorum, o yüzden bu beni şaşırtmıyor.
Size kendi teorimi söylememe izin verin ve siz de bana bunun doğru
olup olmadığını söylersiniz. Hayatta kalanların olduğunu ve bunların dünyada Mısır ve Peru gibi büyük anıtların bulunduğu yerlere geldiklerini düşünüyorum. Ve bu anıtları inşa etmek için gereken taşla çalışma gibi bilgileri de beraberlerinde getirmiş olabilirler. Bu doğru mu?
C: Atlantis döneminde Atlantis’teki insanlarla temas halindeydik. Ve bu
işbirliği sırasında Atlantis’ten bazı varlıklar başka yıldızları ziyaret etti. Ve başka yıldızlarda bulunan bu Atlantisliler daha sonra Mısır’ın ve diğer bölgelerin tohumlanmasına yardımcı oldu. O nedenle Atlantis’ten kalan bilgiler ve anılar var olmaya devam etti. Efsane başladı ve nesilden nesle taşındı çünkü başka yıldızlarda yaşayan Atlantisliler, fiziksel formdaki fideler olarak geri döndüler.
D: Ama fideler olarak derken demek istediğiniz... Tamamen büyümüş
olarak. (Evet) Çünkü hayatın en başta hücresel düzeyde başlayıp evrimle geliştiğini biliyorum.
C: Evet. Bu sefer öyle olmadı. O varlıklar Atlantis’ten, ücretli izne çıktılar da diyebileceğiniz, bir tatile çıktı ve başka bir yıldıza gitti. Ve daha sonra Atlantis yeryüzünden yok olup başka bölgeler yüzeye çıktığında bu varlıklar Dünya gezegeninde yaşamı tekrar başlatmakiçin geri döndü. Çok sayıda yaşam kaybedildiği için Dünya nüfusunu oluşturacak olanların çoğu başka yıldız sistemlerinden gelmek zorundaydı. Gezegenin yok oluşunun patlamayla gerçekleşmesinden dolayı... Ve bu konuda söyleyebileceklerim bu kadar. Belki başka bir zaman, eğer uygun olursa, ve konsey bu bilginin verilmesine izin verirse, bu bilgiyi aktarabiliriz.
Dünya, senin onu düşlediğin gibidir, o bir aynadır. Dışarıda kendi dünyanı bulursun, yarattığın, düşlediğin dünyayı.
Dışarıda kendini bul! Git ve kim olduğunu gör...
Diğerlerinin, senin içinde taşıdığın yalanın, uzlaşmanın, cehaletinin yansıyan görüntüleri olduğunu keşfedeceksin...
Değiş... ki dünya değişsin.