Ali

Ali
@Blueavian
instagram.com/ali._ozbk?igsh=... Thetahealing seans/bilgi dm
Bana bugün hayatta olan insanların çoğunun Atlantis zamanında da yaşadığı söylendi. Bu zamanda Dünya’ya geri geldik çünkü insanoğlu bir kez daha Atlantis’i de yutan uçurumun kenarına yaklaşıyor. Zaman bir spiral şeklinde işleyerek benzer koşulları bugün de karşımıza çıkardı ve biz şu anda Atlantislilerinkiyle aynı yolda ilerliyoruz. Biz insanoğlunun aynı hataları tekrarlamadığından emin olmak için buraya geri döndük. Bu fırtınalı zamanda yaşamayı seçerek, normalde on yaşamda halledebileceğimiz karmayı tek yaşamda geri ödeyebiliyoruz. O yüzden hepimiz bu zamanda burada olmaya gönüllü olduk.
Sayfa 156·Kitabı okudu
1K
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Peru’da bir uygarlığın toplu halde daha yüksek bir titreşim düzeyine yükseldiğini ve bu yüzden görünmez olduklarını duyduğumda aklımdan rahatsız edici bir düşünce geçti. Daha önce başka uygarlıkların da başına aynı şeyin geldiği söylenmişti. Günümüzde de Dünya’nın titreşiminin değiştiğinden ve daha yüksek bir titreşime geçerek boyut değiştireceğinden bahsediliyor. Bazılarının gideceğinden, bazılarının geride kalacağından ve geride kalanların ne olduğunu hiçbir zaman bilmeyeceğinden söz ediliyor. Geçmişteki uygarlıkların başlarına gelen de aynı şey olabilir mi?
Sayfa 153·Kitabı okudu
1K
D: Atlantisliler korkunç şekilde ölmüşler gibi görünüyor. Kitlesel felaketler farklı bir durum oluyor herhalde. C: (Sözümü keserek) Kitlesel felaketlerle ilgi tek bir şey söyleyeceğim.Bu bir uygarlıkta ya da bir grup insanda görülüyorsa o ruhlar, o varlıklar, o felaketi o zamanda, başka bir düzeye gitmenin yolu olarak seçmiştir. Ya da başka bir yönde gelişebilecekleri başka bir yere gitmek için. Bu bir seçimdir.
Sayfa 150·Kitabı okudu
1K
D: Asıl uygarlığa ne oldu? Bir anda ortadan kaybolmuşlar ve şehirlerini terk etmişler gibi görünüyor. Kimse onlara ne olduğunu bilmiyor. C: Artık bir fiziksel forma ihtiyaç duymadıkları bir titreşim seviyesine tekâmül ettiler. Öyle bir saflık düzeyine ulaşmışlardı ki saf enerjiye dönüştüler. Ve kütleden ya da insan bedeninin yoğunluğundan, sizindeyişinizle “ortadan kayboldular”. Ya da sizin bildiğiniz şekliyle fiziksel formdan. Bu şehirler Atlantis’te hayatta kalan ve Peru’ya göç edenler tarafından inşa edildi. O yüzden zaten yüksek bir tekâmül düzeyindeydiler. Ve onlardan ayrılıp başka yerlere giderek başka topluluklar ve uygarlıklar yaratanlar, o yüksek titreşim düzeyinin birazını kaybettiler çünkü kendilerini bütünden ayırmışlardı. Bütünden kastım olduğu gibi uygarlığın kendisi. Uygarlığın yıldızlardan geri geldiği zaman yaratıldığı hali. Ve başka yerlere gidip, sizin deyiminizle, başka topluluklar ve uygarlıklar yaratırken o yüksek titreşimlerini kaybetmeye başladılar. Titreşimleri daha düşük ve dolayısıyla da giderek daha yoğun, daha yoğun ve daha yoğun hale geldi. Ta ki bugün bildiğimiz yoğun fiziksel form haline gelene kadar.
Sayfa 148·Kitabı okudu
1K
D: Yani onunla temas kurma yöntemini bulduğunuz sürece bilgi hep orada. C: Evet. Bilgi herkesin içinde. Bilgi orada. D: Ben hep piramitlerin ve daha yeni Peru’da ziyaret ettiğim anıtların söylenenden çok daha eski olduklarından şüphelenmişimdir. C: Maçu Piçu mu? D: Evet, oraya gitmiştim. Farklı dönemlerden olduğunu düşündüğüm yapı kombinasyonları görebiliyordum. C: Maçu Piçu’da farklı dönemler var. Bazıları diğerlerinden daha yeni. Sanki orada iki uygarlık bulunmuş gibi. Ve gerçekte de zaten öyleydi. D: Şaman da bize aynı şeyi söylemişti. Devasa blokların bulunduğu ana yapıların İnkalar tarafından inşa edilmediğini... C: Bu doğru. İnkalar asıl uygarlıktan çok kuşak sonra; çok, çok, çok, çok uzun yıllar sonra geldiler. Şu an bildiğiniz haliyle o kalıntılar, o uygarlık, şehirler, İnkalardan çok çok önce kurulmuştu. İnkalar oraya diğer uygarlık gezegenden ayrıldıktan sonra yerleşti.
Sayfa 147·Kitabı okudu
1K