Dönüşüm senden başlar...
Yoluna çıkan taşı alıp kenara koyduğunda kendi yolunu da
açarsın senden sonra gelecek olanların da. Bu taşı kaldırırken
başkalarını kurtarıyorum duygusuyla hareket edersen, yaşamın
organize etme gücünü küçümsemiş, kendini kurtarıcı yerine koymuş, kendi değerini ve yolculuğunu görmezden gelmiş olursun. Taşı kendin için kaldırırken bütüne de hizmet ettiğini fark ettiğinde, o bütünün bir parçası olduğunu hatırlarsın. O taşı yerden kaldırma isteğini sana fısıldayan kalbinin sesini dinlemiş olursun. O anda kurtarıcı da kurtarılan da birdir. Kendin için değil, başkasını kurtarmak için taşı kaldırırsan, kalbinin sesini duymayacağını düşünen tarafın seni kibre düşürebilir. Onu kendinden, kendini sistemden ayırmış olursun.
Her birimiz bütünün parçasıyız.
Kendimizi sana tanıtırken, bizim iyi niyetli olduğumuzu hatırla ve bu selâmlaşmaya kendinden bir şeyler katmaya çalış. Varlığını oluşturan atomların selâmladığın insana doğru sevgi ve sevinçle uzandığını imgele. Bu seninle iletişim kurmamızı kolaylaştıracak elektromoleküler yollar oluşturur.
"Bazı Makro güçleri geliştirmem ne kadar sürer?" diye sorumu yineledim.
Yanıt hâlâ aynıydı: "Bu tamamen senin arzuna ve onun gerçekleşebileceğine inanmana bağlı."
Düşünceler de mi sonuçlara neden oluyor?
"Düşünceler etkili şeylerdir ve eylemler kadar önemlidir" diye karşılık verdi Carol. "Düşünme biçimin seni sen yapar ve çevrendeki dünyayı derinden etkiler."