Kendini-önemseme, insanın en büyük düşmanıdır. Onu güçsüz düşüren, yoldaşlarının kendisine yaptıkları ve yapmadıkları yüzünden incinmesidir. Kendini-önemsemek, insanın ömrünün çoğunu bir şey ya da bir kişi tarafından incitilmiş olarak geçirmesi demektir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Üzüntü ve özlem olmadan tam olunmaz, zira onlar olmadan sağduyu ve sevecenlik yoktur. Sevecenlikten yoksun bilgelik de, sağduyusuz bilgi de yararsızdır.
Sen de Vietnam Savaşı'nın en başından beri bir hata olduğunu düşündüğün halde, o zaman, 'doğru'nun öznel olduğu, bir insanın doğru olduğuna inandığı şeyin onun için doğru olduğunu savunan bir felsefeyi benimsemiştin. Bunun senin her bireyin istediği şeye inanma hakkına saygı göstermeni gerektirdiğini hissetmiştin. Kimseyi, o inancı benimsemesen de, kendi inancına göre davrandığı için kınayamıyordun.
Kendine-acımaktan tümüyle kurtulmanın bir yolu yoktur; onun yaşamımızda belirli bir yeri ve niteliği, kendini hemen belli eden bir görüntüsü vardır. Bu yüzden, bir fırsat çıkar çıkmaz kendine-acıma görüntüsü harekete geçer. Bunun bir geçmiş vardır. Ama kişi o görüntüyü değiştirirse, onun önem sırasını da değiştirmiş olur.
Görüntüleri değiştirmek için, onu oluşturan öğelerin yerlerini değiştirmek gerekir. Kendine-acıma onu kullananını işine gelir, zira insanın kendini önemli hissetmesini, daha iyi koşullara ve davranışlara layık olduğunu düşünmesine yarar, ya da kendine-acımayı doğuran koşullara yol açan edimlerinin sorumluluğunu üstlenme eğiliminde olmaz.