Merhabalar, Ayfer Tunç'un okuduğum ikinci kitabıdır. Aslında 'Kapak Kızı'serisine başlayacaktım,birkaç yerde ağır ilerlediğini okuyunca bu kitabına şans vermek istedim.
"Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura" üç bölümden oluşuyor. İlk bölüm 'Yazı'da Umut'un hayat hikâyesi'ne tanıklık ediyoruz; annesinden geçen genetik bir hastalığı vardır ve gün gün ölüme bir adım daha yaklaştığını bilerek hayatına devam eder.Aslında %50 şans ile hastalık ya onda ya da ağbisinde ortaya çıkacaktır.Yazı veya Tura.
Bu bölüm biraz melankolik,karamsar ve durağan ilerliyor.
İkinci bölüm 'Tura'da, Umut'un tedavi için gittiği Amerika'da tanıştığı Sanem'in hayat hikâyesi'ne geçiş yapıyoruz ve anlatılanlar su gibi akmaya başlıyor.
Üçüncü bölüm ise artık son sayfalardır çünkü çok az yer verilmiş, aynı dakika yaşananları hem Umut hem de Sanem'den dinliyoruz. Evet bir aşk hikâyesi okuyoruz fakat bu romantize edilmeden,mıç mıç gözümüze sokulmadan yansıtılmış. Arkadaşlık, sadakatlik,aile , aşk, aşkın delilik hâli ve acıyı okurken hayatı sorguluyor ve kendimize dair birşeyler mutlaka bulabiliyoruz.Her satırda mutsuz sona doğru yaklaştığınızı bilseniz de bir -mi acaba- deyip umut etmeden geçilmiyor.Gözlerim dolu dolu okudum,sürpriz bir gelişme birşey olabilirdi.
Son olarak ise,tekrara düşen yerler vardı, yabancı kelime cümlelere gerek yoktu yordu.
ilk kez Ayfer Tunç okuyacaklar başka kitaplarıyla başlayabilirler. 'Aziz Bey Hadisesi' gibi.
Bol okumalı gönlünüzce bir yeni yıl sizlerle olsun.
*
*
*
"Bana son bir kelime---
Son bir kelime söylememi istiyor.
Ya'aburnee diyorum.
O anda telefonumun ekranı kararıyor."