Mecbur bırakılmak, hafife alınacak bir his değildi. Ne bir şehre, ne bir insana ne de bir eve aitim ben.
İnsan, kendini yük olarak hissettiği yere hiç ait olmazmış zaten.
Kendini kısıtlamak zorunda kaldığı yere de ait olmazmış. Ve yine insan, anlatamadığı ve anlaşılmadığı yere de hiç ait olmazmış.