GÜZEL SAADET
Son akşam treni düdüğünü uzun uzun çalarak istasyona girdiğinde, Şadiye Hanım, işleri yetiştiremeyeceği endişesiyle mutfağa indi. Fırına börek tepsisini attı, ocaktaki zeytinyağlıları kontrol etti. Evin emektar hizmetlisi Naciye Kadın temizlik işleriyle meşguldü.
Bütün bu telaşın sebebi, tütün tüccarı Hakkı Bey ile Şadiye Hanım’ın küçük kızlarının ertesi günkü ‘nişan’ merasimiydi.
Bu koşturmacanın içinde en sakin kişi, Şadiye Hanım’ın kayınvalidesi Saadet Hanım’dı. Ana kraliçe edasıyla sofadaki her zamanki başköşesine kurulmuş, keyifle kahvesini içiyordu. Üstünde yeşil tafta entarisi ile su yeşili Bursa ipeği başörtüsü uyum içindeydi. Örtüsünü büyük mavi akik küpelerini gösterecek şekilde kulağının arkasına kıstırmış, orta parmağına küpesiyle takım oval yüzüğünü takmıştı. Zümrüt yeşili gözleri, seksen yaşına merdiven dayamış kırışıksız yüzünde iki mücevher gibi pırıl pırıl parlıyordu.
Devamı:bin-dalli.com/?p=2399