Demem o ki, iyi bir iş peşinde koşmaya niyetli ve kararlı olan zihin, ölümün acılarından kendisini sıyırır. Bu yüzden, kuşkusuz bütün türküler içinde en tatlısı, kişinin, hedeflerine ve dürüst beklentilerine ulaştığı an, Artık bırakıyorsun, dediğidir. Ayrıca ölümün, iyi bir ünün kapısını açan ve kıskançlığı ortadan kaldıran bir niteliği de vardır: Ölen, sevilecektir de.
İnsanların geçmişte kendisi gibi olmayanlara tahammül göstermeye bugünkünden daha az yanaşması toplumun yapısıyla ilgili aslında. Tarihte kişiler bugünkü gibi birbirleriyle rahatça kaynaşamıyorsa bunun nedeni eskiden toplumsal aktörlerin bireyler değil, cemaatler olması.