durdum sana karşı 1
biri uzak, biri ise uzağın ötesi
sense,
bitmemiş evlerde, istasyonlarda, hanlarda
yarım kalan yanım
yani tüm yerlerde
sana aklanmışlığım
garipsenmeyecek kadar yoğun
tek avuntu mesafelerin güzelliği
terkedilmişliği,
aramızda duran herşeyin duruluğu;
merdiven altında sevişmek gibi
her pencerede, her vagonda, her sarap yudumunda
bir sen uzak oldun bu yolların seyrine
yaşam veren uzak nehirlere
/işte tam burada durdum sana karşı. yolun ortasında yanar döner bir ateş etrafında. karşı karşıya gelmeye korkmuyordum, ölümle yatar gibi dalga geçer gibi... sevgi; sende yoğunsuz su gibi duru olmadı. yıkamadın verdiğin anlamsız ismini, putluğunu, insanalara açlığını. daha ne duraksamalar yaşadım merdiven altında. gelip gelip kaçtım dudaklardan. sevişmenin sonundaki akan koku durdu durdu bana sarıldı. sormayan eller bilmedi ne seni ne beni. kader denen oyun zaten yanlış yazılmıştı. arkasına bırakmadığı hazlarımla, isteklerimle, doruklarımla... işte tam burda kaldım yolun ortasında./
Bojack Samsa
hayallerde kendine de bir yer beğen
halı dokuyan kadınların elleri ol misal
korkuyu işlemeyi bilmeyen titrek ellerden
uykulara su serpen
gülücüklere biat eden
umutları geri getiren bakışlar ol
artık,
yamulup susarım, kalıbıma bir dem ahit atar
resmini olmayan duvarlara çizer
sonra sana bakarım
ki,
artık senin için Ninova kenti gibi yok olmaya
mahkum, sevince yıkık ve cesarete biçare
Bjs