bir kaç kılıfsız insan,
uzaklara dalar
odağı belli belirsiz zulümlere
bakan bilmez neden bakar
kaçırmaz gözlerini, gözettiğini
yelkenle okyanusa yalnız açılan bilirmiş;
o odağın zulmünü, zıpkın ucu hedefini
sen de bak oraya durmadan
görebilir misin?
içindeki üzüntülerin anlamsız duruşlarını
üzüntülerin duvara verdiği izi
dansların rületini
bıçağın olgun tarafıyla saçlarını taradım
saçlarının arasında
yüzleri çizili çocukları gördüm
artık,
köşe başlarında gazete satmıyorlar
bırak,
parmakların gül denize bansın sürekli
ışığımızın saklı olduğu yerden çıkmayı hakkedene dek