Bugün, bir Müslüman'ın yaşayış tarzından hiç kimse, onun Müslüman olup olmadığını anlayamamaktadır.
Zencinin alamet-i farikası olan, onun derisinin rengi gibi insana yapışık bir İslâmi hayat tarzını hiçbir Müslüman yeterli ölçüde gerçekleştirememektedir...
Eğer dine (İslam'a) hayatımızın herşeyi diye bakmıyorsak, onu kendisiyle amel edeceğimiz bir hükümler bütünü olarak görmüyorsak, dini bir zihin fantezisi olarak kabul ediyoruz demektir...
"Din nasihattir" diyen bir peygamberin salikleri bugün: "Benim nasihate karnım tok" diyorsa nasihatin, yüreğin ve kafanın dışında bir yere hitap ettiğini sanmaya başlamış demektir...