ArZuM

ArZuM
@Book1000Kitap
İçte neyse, dışta o, Üstte neyse, altta o

ArZuM

, bir kitap okudu
10/10
·120 syf.·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 22:00
·
2026 15. kitabı
Sándor Márai
8.3/10 · 6,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sence de hayatın anlamı sadece günün birinde kalplerimizi, ruhlarımızı ve bedenlerimizi gezip sonra da ebediyen yanan bir tutkuda olabilir mi? Arada ne yaşanırsa yaşansın? Ve bunu yaşadıysak belki yine de boşuna yaşamamış olabilir miyiz? Tutku bu kadar derin, yine de boşuna yaşamamış olabilir miyiz? Tutku bu kadar derin, bu kadar zalim, bu kadar muhteşem, bu kadar gayriinsani mi? Ve acaba bir kişiye değil de sadece arzunun kendisine mi yönelik? Soru bu. Yoksa acaba yine de bir kişiye, ister iyi ister kötü olsun daima ve ebediyen sadece o bir tek gizemli kişiye yönelik ve bizi ona bağlayan tutkunun yoğunluğu onun özelliklerinden ve davranışlarından bağımsız mı?
Sayfa 113·Kitabı okudu
Insan önemli soruları sonunda daima bütün hayatıyla cevaplar. O esnada ne söylediğinin, hangi sözler ve prensiplerle kendini savunduğunun bir önemi var mı? Sonunda, en sonunda insan dünyanın ona öylesine inatla sorduğu soruları hayatının gerçekleriyle cevaplar. Sorular şöyledir: Sen kimsin? Gerçekten ne istiyordun? Gerçekten ne yapabiliyordun? Nerede sadıktın, nerede sadakatsiz? Nerede cesurdun, nerede korkak? Sorular bu şekildedir. Ve insan elinden geldiğince cevaplar, doğru ya da yalan söyleyerek ama bu o kadar önemli değil. Önemli olan, sonunda bütün hayatıyla cevap vermesidir.
Sayfa 65·Kitabı okudu
Bir dost, doğru dürüst bir dost olmadığı için hata yaptığında, onun karakterinden, zayıf yanlarından şikâyet etmeye hakkımız var mı? İnsanın karşısındakini erdemleri, sadakati, istikrarı için sevdiği bir dostluğun ne değeri var? Sadakati hesaba katan sevgi türlerinin ne değeri var? Tıpkı kendini feda eden sadık dost gibi sadakatsiz dostu da kabul etmek vazifemiz sayılmaz mı? Her insan ilişkisinin gerçek özü ötekinden hiçbir şey, hiç ama hiçbir şey talep etmeyen ve beklemeyen bu özveri değil mi? Ve kendisi daha fazla verdikçe daha da az bekleyen? Peki ya ötekine gençlik yıllarının güvenini, ardından bütün bir yetişkinlik döneminin fedakârlığını ve en sonunda bir insanın diğerine verebileceği en yüksek şeyi, kayıtsız şartsız, tutkulu, kör bir güveni gösterip sonra da ötekinin sadakatsiz ve alçak olduğunu görürse, isyan edip intikam isteyebilir mi? Ve isyan edip intikam çığlıkları atarsa bu aldatılmış, terk edilmiş kişi gerçek bir dost sayılır mı?
Sayfa 60·Kitabı okudu