Daha küçücükken kendimizi korumak için bir zırh oluştururuz. Sonra bu zırhı gerçek ihtiyaçlarımızı göz ardı ederek aldığımız eğitime veya toplumun bizden beklentilerine göre biçimlendiririz. Sizin, yani Batı'nın; bütün anlayış, kabulleniş, güç, itibar ve sevgi sisteminiz paraya dayanıyor. Bütün refleksleriniz bu olguya şartlanmış.
Aslında iki temel duygu var: 'sevgi' ve 'korku'. İki duyguyu aynı anda yaşaman mümkün değil. Sevgi sadece bilinç hâlindeyken yaşanır. Sevgideysen kontrolü elinde tutan ve bütün hareketlerini yöneten kalbindir, ego devreye giremez. Buna karşın, zihnin gücü ele geçirmesine izin verdiğinde bu seni ya geçmişe ya da geleceğe götürür. Korkunun topraklarına girersin, yani egonun krallığına. Egi değişimden korktuğu için seni harekete geçmekten alıkoyacak stratejiler üretir. Çünkü kontrol edemediği her şey onu çok korkutur.
Asıl önemli olan, sonra olacakları düşünmeden şimdi yaşadığın şeyin tadına varmak. Üzerinde yürüdüğün yolun, rüzgârda dans eden ağaçların, baktığımız her yerde bize gülümseyen hayatın tadını çıkar. Sessizliğin şarkısını dinle, etrafındaki kokuları içine çek, adımlarının ritmiyle kasılıp gevşeyen kaslarını hisset ve bütün bu sevginin kalbine doluşuna tanıklık et.