Tehlikeli oyunlar; Oğuz Atay'ın, Tutunamayanlar'dan sonra gelen ikinci romanıdır. Bu kitap insanları bir düşünce denizine bırakıyor ve yaşadığımız bu hayatın ne kadarının bize ait olduğunu, ne kadarının istediğimiz gibi sonuçlandığını sorgulatıyor.
Şüphelerle geçen bir hayat ama bir türlü elde edilemeyen bir mutluluk söz konusudur. Bu kitabın baş karakteri Hikmet Benol, bir türlü anlaşılamayan biridir. Hikmet, toplumun baskısından, yön veremediği hayatının gerçekliğinden ve iç dünyasındaki karmaşadan kaçarak hayallerine sığınır. Yeni tanıştığı bir emekli albay ile oyunlar yazarak bütün bu karmaşadan kurtulmaya çalışır.
Romanda, Hikmetin geçmişteki başarısızlıkları, dostluklarını ve toplumla uyumsuzluğu ironik bir dille anlatılır. Hikmet , ne kadar kurguladığı tiyatro sahnelerini yazıp dünyadan uzaklaşmaya çalışsa da başaramaz. Dış dünyanın karmaşası ve yabancılaşma hissi ağır gelir, varoluşsal bir boşluğa düşer. Bunların sonucunda da dayanamaz ve hayatına son verir.
Aslında ne kadar olumsuz gözükse de bu kitabın okunması için birçok sebep var. Mesela günümüz insanının zihnindeki derinliği, korkuyu ve hayali en çarpıcı şekilde anlatır. Onun haricinde Oğuz Atay'ın özgün ve yaratıcı bir dille çok başarılı bir üslup ortaya koyduğunu kitabı okuyunca anlayacaksınız. Bilinç akış tekniğini de en güzel şekilde ortaya koyuyor. Bir de kitap ciddi bir tavırdan ziyade ironi ve mizahı kullanan , zekice bir kurguyla kurgulanmıştır.
Kısacası okumanızı tavsiye ettiğim bu kitap, sizi hayatı sorgulamaya , kitabın içinde bizzat yer almaya, son satırına kadar okumanızı sağlayacak bir akıcılıkla büyüleyici bir kitap.
Güzel ve gizemli bir yolculuk sizi bekliyor. İyi okumalar...