Kübra Nur Koç

Kübra Nur Koç
@Bookbird
Hafıza geri çekilmeye başladığında ne olur? Önce tek tek kelime­leri, sonra yüzleri, odaları unutursun, kendi evindeki tuvaleti ara­maya başlarsın. Bu hayatta öğrendiklerini unutursun, fazla değil­dir bunlar ve yakında tükenecektir. Sonra, Gaustin'in dediği gibi karanlık evrede, senden önce birikenlerin, bedenin doğası gereği, farkında olmadan bildiklerinin unutulması gelir. Ve asıl bunun ölümcül olduğu anlaşılır.
Sayfa 101
Reklam
Onun hafızasında yoksam, ben hiç var mıyım?
Sayfa 100
Bazen evsizler de geliyor. Peki nasıl bir kılığa giriyorlar, dedim canlanarak. Onlara bir döneme ait sıcak temiz giysiler veriyoruz. Ama çoğu elbiselerini değiştirmek istemiyor. Oldukları gibi kal­mak istiyorlar sadece. Kendileri de söylüyor, evsiz her zaman olmuştur, öyle değil mi, hangi yüzyıldan olmamıza ihtiyacınız var? Haklılar tabii, diye düşünüyorum sonradan. Evsizlerin tari­hi olmaz, onlar . . . nasıl desem, tarihin ötesindedir, aidiyetsizdir.
Sayfa 82
Korku ve korku hafızası uyandırılmalı mıdır? Klasik anımsa­ma terapisi olumlu anılar üzerinde durur. Ancak Gaustin'e göre uyandırılan her anı önemliydi. Korku, hafızanın en güçlü tetik me­kanizmalarından biri olabilirdi ve bu kullanılmalıydı. Tabii bodruma inişler nadirdi ama her zaman işe yarıyordu. İnsanlar bomba sığınağından tüyleri diken diken olmuş ve heyecan içinde, kork­muş ve diri dönüyordu.
Sayfa 70
Aslında bedenimizin doğası gereği merhametli olduğu anlaşı­lıyor - sonunda anestezi yerine biraz hafıza kaybı. Bizi terk eden hafıza, bizi çocukluğun sonsuz tarlalarında son kez oynamaya bı­rakıyor. İzni kopartılan son birkaç, hadi beş olsun, dakika için bir zamanlar evin önünde oynarken yaptığımız gibi. Son kez çağırıl­madan önce.
Sayfa 70
Reklam