Kübra Nur Koç

Kübra Nur Koç
@Bookbird
İnsanlar yıldızların peşinden koştuklarını sanırlar ama sonları bir kavanozun içindeki kırmızı balığa benzer. Çocuklara yaşamın saçma olduğunu en baştan öğretmek daha basit olmaz mı diye kendi kendime düşünüp dururum. Bu, çocukluğun birkaç güzel anını yok etse de, yetişkinlikte önemli bir zaman kazancı olur, üstelik bir travmadan, kavanoz travmasından kurtulmak da işin cabasıdır.
Sayfa 15
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hayatına hiçbir anlam bulamadığını maskelemeye çalışan insanın kendini elden geldiğince uyuşturması kalır geriye.
Sayfa 14
Anlamak kolay aslında. Yolunda gitmeyen şey, çocukların yetişkinlerin nutuklarına inanmaları ve yetişkin olduklarında da kendi çocuklarını aldatarak intikam almalarıdır. "Hayatın bir anlamı vardır ve bunu da büyükler bilir" lafı herkesin inanmak zorunda kaldığı evrensel bir yalandır. Yetişkin olup da bunun yanlış olduğu anlaşıldığında ise artık iş işten geçmiştir.
Sayfa 14
"Gençlik hayallerimize ne oldu?" diye kül yutmaz ve hoşnut bir havada soran kinikler vardır. "Hayaller uçup gitti, hayat dediğin serttir." Olgunluğun bu türden sahte farkındalık ifadelerinden nefret ediyorum. Aslında onlar da diğerleri gibi Başlarına neyin geldiğini fark edemeyen ve ağlamak isterken sert görünmek isteyen yumurcaklar onlar...
Sayfa 14
Yıldızların Peşine Düşenin Sonu Kavanozdaki Kırmızı Balık
Belli ki yetişkinler zaman zaman durup yaşamlarının nasıl bir facia olduğunu düşünüyorlar. Ama o zaman da bir şey anlamadan sızlanıp duruyorlar ve hep aynı cama çarpan sinekler gibi, çırpınıyor, ıstırap çekiyor, yıkılıyor çöküyorlar ve kendilerini gitmek istemedikleri yere sürükleyen olaylar zinciri üzerine düşünüyorlar. Hatta içlerinden en zekilerinin bu sorgulamayı bir din haline getirdiği bile olur: Ah şu burjuva yaşamının lanet olası değersizliği!
Sayfa 14