Kübra Nur Koç

Kübra Nur Koç
@Bookbird
Bütün mesele, insanların, insana karşı sevgi gösterilmeyebilecek durumlar olduğunu düşünmeleridir. Oysaki böyle durumlar yoktur. Eşyalara karşı sevgisiz davranılabilir: Sevgisiz ağaç kesilebilir, tuğla yapılabilir, demir dövülebilir; ama tıpkı arılara karşı dikkatsiz davranılamayacağı gibi insanlara karşı da sevgisiz davranılamaz. Arıların böyle bir özelliği vardır. Onlara karşı dikkatsiz olursan, onlara da kendine de zarar verirsin. İnsanlara karşı da durum aynıdır. Başka türlü de olamaz zaten, çünkü insanlar arasındaki karşılıklı sevgi, insan hayatının temel yasasıdır. Aslında insan kendisini çalışmaya zorlayabildiği gibi sevmeye zorlayamaz ama bundan insanlara karşı, özellikle de onlardan bir şeyler beklerken, sevgisiz davranılabileceği sonucu çıkmaz.
Sayfa 503
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir saatliğine ve bir tek olağanüstü durumda olsun insan sevgisinden daha önemli bir duygu olmadığını kabul edecek olursak, insanlara karşı, kendini suçlu saymaksızın işlenebilecek tek bir suç yoktur.
Sayfa 500
Ne baba ne de anne çocuklarına gördükleri şeyi açıkladılar. Dolayısıyla çocuklar bu manzaranın ne anlama geldiği sorusunun yanıtını kendileri bulmak zorunda kaldılar. Kız, babasının ve annesinin yüzlerindeki ifadeden bir anlam çıkarıp, bu insanların anasından babasından ve tanıdıklarından çok farklı, kötü insanlar olduklarına, bu yüzden de onlara şimdi davranıldığı gibi davranmak gerektiğine karar verdi. Bu nedenle tek hissettiği korkuydu, insanlar gözden kayboldukları zaman da sevindi. Ancak tutukluların yürüyüşüne gözünü kırpmadan ve ayırmadan bakan ince, uzun boyunlu çocuk, soruya farklı bir yanıt bulmuştu. Bu insanların da tıpkı onun gibi, bütün insanlar gibi birer insan olduklarını, bu yüzden de bu insanlara karşı birileri tarafından yapılanın, yapılmaması gereken kötü bir şey olduğunu daha kesin ve daha emin olarak biliyordu; onlara acıdı, ayaklarına pranga geçirilmiş, başları tıraş edilmiş bu insanlardan da, onların ayaklarına pranga geçiren ve başlarını tıraş eden insanlardan da korktu. Bu yüzden çocuğun dudakları giderek şişiyordu. Bu durumlarda ağlamanın ayıp olduğunu düşünerek ağlamamak için büyük çaba harcıyordu.
Sayfa 474
Hapishaneler güvenliğimizi sağlayamaz, çünkü bu insanlar orada ilelebet kalmayacaklar, bir gün serbest bırakılacaklar. Tam tersine bu insanlar bu kurumlarda ahlaksızlığın en üst basamağına tırmanıyorlar, yani tehlikeleri artıyor.” “Cezaevi sisteminin iyileştirilmesi gerektiğini söylemeye çalışıyorsunuz.” “Bu sistemi iyileştirmek olanaksız. Hapishanelerin iyileştirilmesi, halkın eğitimine harcanan paradan daha pahalıya mal olur ve halkın sırtına yeni bir yük olarak biner.”
Sayfa 463
Sanki mahkemenin amacı adaletmiş gibi,” dedi Nehlüdov. “Başka nedir peki?” “Sınıfsal çıkarların korunması. Bence mahkeme, bizim de içinde bulunduğumuz sınıf açısından kazançlı olan mevcut düzenin sürdürülmesi için bir yönetim aracıdır sadece.” İgnatiy Nikiforoviç sakin bir gülümsemeyle: “Bu çok yeni bir görüş,” dedi. “Genellikle mahkemelere biraz daha farklı bir görev atfedilir.” “Gördüğüm kadarıyla, kuramsal olarak öyledir, uygulamada değil. Mahkemenin amacı yalnızca toplumu şimdiki durumunda tutmaktır ve bu amaçla gerek ortalama düzeyin üstünde bulunan ve bu düzeyi daha da yukarı çıkarmak isteyen, adı siyasi suçlu olan insanları, gerekse ortalama toplum düzeyinin altında olan ve suçlu tipler diye adlandırılan insanları izler ve cezalandırır.”
Sayfa 461