Nerede bir adanmışlık varsa orada daima itiraz da vardır, nerede güven varsa kuşku da vardır ve nerede kendinden nefret(suçluluk) varsa orada kendini sevme de vardır
Bilinçdışı bir itaat halinde yaşarken kendimizi itaatkar olarak değil de gerçekçi,normal ya da mantıklı olarak düşünürüz. Hayatın gerçekte nasıl olduğunu biliyormuşuz gibi yaşarız. En kötü itaat farkında olmadığımız itaattir
Yasak olmayan hazların adem ve Havva’yı mahrum bıraktığı şey nedir? Cennetten kovulmalarından önce tek bildikleri, yapmamaları yani istememeleri gereken bir şey olduğudur. Ancak bunu bilmek onu bilinir ve dolayısıyla istenilir kılar; ne de olsa bu onlara söylenmemiş olsaydı muhtemelen sadece ne kaçırdıklarını bilmemekle kalmayıp kaçırdıkları bir şey olduğunu bile bilmeyeceklerdi. Dolayısıyla başlangıçta “gösterip de vermeme” vardı. Bir cazibe yaratıldı.