Mutlu olma isteğinin kendisi mutsuzluk barındırır. İnsan iyi olmaya çabaladığında o iyilik tam tersini kötülüğü içerir. Tasdik edilen her şey, içinde zıddını da barındırır ve alt etme çabası karşı geldiği şeyi güçlendirir. Hakikati veya gerçekliği tecrübe etmek istediğinizde o isteğin kendisi, olandan memnuniyetsizliğinizden doğar, dolayısıyla istek kendisinin tam tersini yaratır. Zıddın içinde de geçmişte olanlar vardır. O zaman insan bu hiç bitmeyen istekten kurtulmalıdır, yoksa ikilik koridorunun sonu gelmez.
Arayış içindeki bir zihin tutkulu bir zihin degildir ve sevgiyi aramadan bulmak onu bulmanin tek yoludur; onu herhangi bir çaba veya deneyimin sonucu olarak degil, bilmeden bulmak. Böyle bir sevginin, siz de fark edeceksiniz, zamanla alakasi yoktur; böyle bir sevgi hem kisiseldir hem degildir,hem birdir hem çokluk. Güzel kokulu bir çiçek gibidir, kokusunu alabilisiniz veya yanindan geçip gidebilirsiniz. O çiçek hem herkes içindir hem de kokusunu iyice içine çekmeye ve ona sevinçle bakmaya zaman ayıran kişi içindir. Ister çok yakinda bahçenin içinde, ister çok uzakta olun o çiçek için fark etmez, çünkü o, bahsettiginiz güzel kokuyla dopdoludur ve onu herkesle paylasmaktadir.