Bir kadının bir erkekle cinsel anlamda beraber olmasını, kadının ailesinin kabul etmeye mecbur kaldığı, ama kadının ailesi açısından cok
gurur kırıcı bir olay olarak görüyordu. Ulkemizde çok yaygın olan bu bakış, tabii ki, aslında kadını cinselliğin nesnesi olarak görmekten, cinselliğin kadın için aşağılayıcı, onur kırıcı olduğunu düşünmekten kaynaklanıyor. Zaten kadını cinselliğin nesnesi olarak görmeseydik, "kız isteme", "gelin alma" gibi adetlerimiz olmaz, evlilik törenleri de bu şekilde düzenlenmezdi. Nikahlı veya nikahsız olarak gerçekleşen cinsel
eylemde aslında vuku bulan şey aynı olmasına rağmen, nikahın, düğünün, bu ailelerin içini rahatlatması, çok incinen gururlarının bu şekilde nispeten teselli edilmesine dayanıyor. Çünkü
toplum, ailelere, kızlarının bedenini bir erkeğe teslim etmeye razı gelmenin tesellisinin bu olduğunu söylüyor. Takılan altınlar, insanlar tarafından icat edilmiş düzinelerce saçma adet,
hep bu teselli ile alakalı.