Göğsüm sıkıştı. "Şu anda bunu düşünemiyorum bile, Jonah..."
"Zamanla," dedi. "Bana söz ver. Birini bulursan..."
"Asla."
Parmakları benimkilerle birleşti. "Hayır. Seveceksin. Onu seveceksin.
Onu her şeyinle sev. Beni sevdiğin gibi. Onu daha çok sev." Gözleri kapandı. "Çok mutluyum, Kace. Hayatım boyunca hiç böyle hissetmemiştim. Bu... Bir armağan. Biliyor musun?"
Parmaklarımın tersiyle yüzünü okşadım. "Biliyorum."
Gözleri yavaşça açıldı. "Başka birinin de... Şu anda hissettiğim gibi hissetmesini sağla. Tamam mı? Söz ver."