Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Neydi o deli gibi gidişimiz,
Bembeyaz köpüklerle, açıklara!
Köpükler ki fena kalpli değil,
Köpükler ki dudaklara benzer;
Köpükler ki insanlarla Zinaları ayıp değil.
Gemiler geçer rüyalarımda,
Allı pullu gemiler,
damların üzerinden.
Ben zavallı,
Ben yıllardır denize hasret
Ben senden başka hiç kimseyi düşünemiyorum. Düşünemeyeceğimi de sanıyorum. "Artık birbirimizi hiç görmeyeceğimize göre, yalnız yaşayacak değilsin ya" dedikten sonra, "Ama ben yalnız yaşamanı, sadece bana ait olmanı istiyorum" diye ilave ediyorsun. Ben de yalnız sana ait olmayı istiyorum. Bundan zerre kadar şüphe etme. Senden başkasıyla en küçük bir münasebetim olabileceğini aklına bile getirme. Fakat aynı şeyi ben de istiyorum. Yani ben de senin yalnız bana ait olmanı istiyorum.
Hissi ve cinsi hayatımı mükemmelen yaşadığım neticesine nasıl varıyorsun? Nasıl inandırayım seni? Bugün senden uzak oluşumun bir mecburiyet-ten ileri geldiğini bilmiyor musun? Bundan dolayı bu mecbu-riyete, hayata, her şeye lanet ettiğimi bilmiyor musun? Senden ayrıldığımdan beri herhangi bir insanla ne hissi ne de cinsi, en ufak bir alakam olduysa dünyanın en aşağılık adamıyım.
İnsanların çoğu hiç üzerinde düşünmeksizin kimseye ait olmayan, sahte hayatlar yaşıyor. Oscar Wilde, "Insanların çoğu aslında başka insanlardır," demiş ve haklıymış. Kimi hayatını arzu bile etmediği bir şeylerin peşinde harcar; kimi ömür boyu istediği, ama hiçbir işine yaramayacak bir şeyleri arar durur; kimileri de kendini kaybeder