#kitapyorumu Diyar Yıkıcı
Corayne, ünlü bir korsanın kızı olarak yaşadığı liman kentinde sıradan bir hayat sürerken, bir gün karşısına çıkan bir Kadim ve bir suikastçı çıkar. Kendisine verilen bir kılıç ve “diyarı kurtarmak için ona ihtiyaç olduğu” sözüyle de kaderi bambaşka bir yöne evrilir.
Konuyu Corayne üzerinden anlatmış olsam da aslında hikâye yalnızca ona ait değil. Dom, Sarn, Andry, Erida, Taristan. Her biri birer ana karakter. İlerleyen kitaplarda bu yolculuğun hepsini dönüştüreceğine inanıyorum. Zaten yalnızca Corayne’in hikâyesini okusaydık, liman şehrinden hiç çıkmamış bir kızın kılıcı eline alır almaz şövalyeye dönüşmesi pek etkileyici olmazdı.
Karakterler açısından bakarsam, şu ana kadar Sarn dışında kimseyle güçlü bir bağ kuramadım. Çoklu karakter anlatısı, bazı noktalarda hikâyeden kopmama neden oldu.
Aksiyon dozu yerindeydi; temposu genel olarak iyiydi. Ancak evreni tanıtmak için kullanılan uzun açıklamalar ve ayrıntılı betimlemeler, yer yer okuma hızımı düşürdü ve zaman zaman sıkıcı geldi. Bir de evren kadar yaratıklar anlatılmamıştı. Bu nokta da daha da ürpermek isterdim açıkçası.
Romantizm cephesinde ise şimdilik beslenen bir dinamik yok. Seri boyunca hiç görmeyebiliriz ya da ilerleyen kitaplarda ortaya çıkabilir. Açıkçası Sarn ve Dom dışında olası başka bir çiftle ilgilenmiyorum.
Epik fantastik seviyorum ama bu kitap oldukça yoğundu. Bu nedenle ikinci kitaba hemen başlamayacağım gibi duruyor.
İlk kitabı okumadan seriyi komple almanızı önermem. Bunun dışında, yoğun ve detaylı fantastik kurguları sevenler için şans verilebilir bir seri.
Addio..