Nurgül

Nurgül
@Bookscoffee
Sen bazen kim olduğunu bulmaya çalışıyorsun. Etrafındaki dünya ise senin sürüden ayrı olmanı istemiyor. Belki çocuk ruhun çocuk bedeninden daha özgür. O yüzden hayal kuruyorsun. Ama yaşadığın sokakların çizilmiş sınırları var. Yaşadığın evin görünmez dikenli telleri var. Yaşadığın ülkenin daha sen doğmadan seninle ilgili yargıları var. Yaşadığın dünyanın adaleti belirliyor senin değerini..
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Dünya kirlenirken, savaşırken, kendini tüketirken olan en çok çocuklara oluyor. O dünyanın içindeki evlerde çocukların çocukluk hallerinden anlamayan yetişkinler yaşıyor. Çocukları görmüyorlar çünkü onlarda kendi çocuklukluklarını hatırlama ihtimali onlara acı veriyor.
Tam da oradan hayallerin kırıldığı yerden büyürüz. Kırıklar bize tamamlanmamış işlerimizi hatırlatır. Kırıklar bize yarı yolda bırakılmış umutlarımızı hatırlatır. O kırıklar bize söylenmemiş sözlerimizi hatırlatır. O kırıkları kaynatmanın tek yolu onları alıp bugüne taşımaktır. Çocukluğu geri getiremeyiz. Ancak anıları şimdinin duygusunda dönüştürebiliriz.
Ben şimdi tekrar çocuk olsam çocukluğumun bütün hayal kırıklıklarına rağmen büyümezdim. Kendime de, bütün çocuklara da 'Büyümeyin sakın' derdim. Çünkü insan büyüdükçe hayal kırıklıklarının iyileşeceğine dair umudu azalıyor.
Hayal kurmak, yaşayamadıklarımızı kendimize yaşatma biçimimizdir. Hayal kurmak, umudun provasını yapmaktır. Hayal kurmak, büyüyemediğimiz anılardan köprüler kurup kendimizi büyütme biçimimizdir..