Onu doğaüstü bir tanrı ya da cehenneme ait bir demon olarak değil, gölgede kalan bir yönümüz olarak görmeye artık daha hazır olduğumuz gerçeğini sembolize eder. Belki de bu artık kendi şeytani Mahsenimizle mücadeleye hazır olduğumuzu gösterir.
Karanlık tarafı incelediğimizde, kötülüğün bizi mahvetmeye kararlı, her şeye kadir ve bilinçli olarak kindar bir etken değil, aksine dengesizlik, cehalet ve tesadüf olduğunu görürüz.
Toplumun arka plandaki hipnotize edici homurtusuna direniş, zihnimizi aşırı kültürel programlamadan temizlememiz gerektiğini bize hatırlatan yeni zikrimiz olmalı. Yeni bir duaya ihtiyacımız var: “Rabbim bu zavallı günahkar merhamet et; ekrandaki görüntüler tarafından kontrol edilmesin.”
Bu bir “ günah “ değil, dünyamızdaki yaşam koşulları ile ilgili bir özelliktir. Uygulayıcının amacı hastalığı iyileştirmek ve yaralanmış bölge yeniden tamamıyla fonksiyonel hale getirmek olmalıdır. Modern ezoterik öğrenci karanlık doğasını tedavi etmelidir. Kendini suçlaması, suçluluk duyguları içinde debelenmesi hiçbir fayda sağlamaz.
Karanlık doğayı iyileştirerek kişisel güç ve yeteneklerimizi önemli ölçüde geri kazanabiliriz çünkü sıradan insani güçlerimizin çoğu kendi karanlığımız tarafından korkunç bir şekilde sakatlanmıştır. Bu sakat alanlar aslında çok geniş olan fakat kirlenmiş ve durağan haldeki psişik enerji kaynaklarını temsil eder. Kişi yolda ilerledikçe “ kötülük “ ile her yüzleşme daha da güçlenmek için bir fırsattır. Bu arzu edilen bir şeydir çünkü birey merkezdeki Tanrı’ya ulaşana dek bastırmış olduğu şeytanlarda güçlenir.