"Senin aydınlığını istiyorum."
"Ben karanlığım," dedim alçak, titrek bir sesle.
"Biliyorum. Ama ben o kadar karanlığım ki senin karanlığın ulaşabileceğim tek aydınlık."
"Ben her şeye sahibim," dedi başını kaldırıp gözlerimin içine bakarak. "Her şeye. Bana verebileceğin hiçbir şey yok." Durdu. "Tek bir şey dışında: sen. Bana kendini ver."