"Saçların boya mı?"
"Bunu benim sormam gerekmez mi?"
"Ben doğuştan böyleyim," dedim.
"Ben de öyle."
“Çok siyahlar ama. Gece gibi…”
"Seninkiler de açık bir kızıl. Gün doğumu gibi...”
"Neden batımı demedin?"
"Her dediğimi eleştirecek misin sen böyle?"
"Yok. Genelde gün batımı akla ilk gelen olur. Ondan."
"Güneşin doğsun istedim Lina."
"Sen karanlıktan hiç hoşlanmıyorsun."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Lina ne demek?"
"Cennette yetişen hurma ağacı."
"Cennet çiçeği gibi..."
"Ya... Bu yaşının cennet çiçeği bensem?" Sesim endişeli ve üzgün,
yüzüm asıktı.
Dudaklarında bir gülümseme oldu. "Canın sağ olsun."
"Bazen hayatın yüzüne gülmen gerekir Lina. Bırak kıvrılsın dudakların, nereye kadar somurtacaksın? Ağlaman da gerekir. Bırak aksın gözyaşların, tutma kendini. Çünkü yeterince üzmüşler seni. Bırak çıksın acısı, sende kalmasın. Kederin bir şekilde terk etsin seni."
"Lina gitmek istemediği hiçbir yere gitmiyor,” dedi sert ve otoriter bir
sesle. Sinirlendiğinde tane tane konuşuyordu. "Bir daha o lağım ağzından ona dair bir ima çıkarsa evveliyatını s****** senin. Konuşacaksan benimle konuşacaksın sadece, ona gözün bile değmeyecek."