Baumgartner;
Paul Auster'ın okuduğum ilk kitabı ve kesinlikle son değil! Okumak için çok nedenim varken bu kadar ertelemiş olmamı evrenin bana "daha zamanı değil" demesine bağlıyorum, 30 yaşında fark ettiğim kırılmalar ve bir yılı dava devirmeye yakın oluşumuz sayesinde kitaptan aldığım okumanın hazzı majör seviyeye ulaştı.
Hikaye yetmiş yaşındaki profesörün eşini kaybettikten on sene sonraki sıradan bir günü ile başlıyor ve sonrasındaki rutinlerinden Proustvari bir şekilde kahramanımızın eşi ile anılarına ve tuttuğu yasa tanıklık ediyoruz, Yas teması kendi başına ağır bir konu olduğu için okumakta zorlansam da "Judith ve Sonrası"nda hikâyedeki akıcılığa ve kendi anılarımın akıntısına kaptırdım kendimi, karakterle birlikte belleğimi canlandırıp kendi yaşamımın içine düşerek sonra silkelenip tekrar kurguya döndüğüm bir okuma oldu...
Bana kitap tavsiyesi verdirip büyük bir heyecanla geri dönüş yapan Cansel'e, ortak okuma heyecanımıza sadece dahil olmakla kalmayıp birlikte okumak için bu kitabı öneren Cansu'ya sonsuz sevgi ile
(Gece yarısından sonraki bir saatte kitabı bitirme sebebim de onlar, iyi ki varlar)
BaumgartnerPaul Auster · Can Yayınları · 2023570 okunma
Hepimiz birbirimize bağlıyız ve hiç kimse başkalarının desteği olmadan hayatta kalamaz. Tıpkı Cuma ortaya çıkmamış olsa ölüp gidecek olan Robinson Crusoe örneği gibi
Eğer şansın var da bir başkasına derinden bağlanıyorsan, bir kişiye kendin kadar önem verecek biçimde bağlanıyorsan, o zaman yaşam katlanılabilir olmaktan çok daha anlamlı bir noktaya geliyor, güzel oluyor.